E- DERGİEDEBİYATMANŞET

Deniz, Kum, Güneş ve Tarihimizin Bir Kesiti: İstanbul’da Deniz Sefası

-Bünyamin Tan

“Pera Müzesi bu yaza kazandırdığı deniz temalı bu güzel ve belgesel niteliğindeki nostaljik  sergisiyle ziyaretçilerini bekliyor. Hem tarihi hem denizi seviyorsanız bu sergi size göre. Türkiye’nin sosyokültürel geçmişi ve yaşam biçimindeki değişimin bir kesiti deniz yaşamındaki dönüşümle anlatılmış.”

Deniz, kum, güneş… Yaz deyince akla tatil gelir, tatil deyince de bu üçlü. İnsanoğlu yıllardır denizin görkemi karşısında büyülenmiş, yüzmüş, kenarındaki kumsalda güneşlenmiştir. Zaman zaman ondan ilham almıştır; tıpkı ilk Yunan filozoflarının denize bakarak maddenin temelinin sudan oluştuğuna inanmaları gibi. Ama en çok eğlence hayatımızın bir parçası olmuştur. Millet olarak bizim de tatil ve eğlence hayatımızın olmazsa olmazıdır deniz.

Pera Müzesi, bu kültür belleğini ortaya koymak adına 5 Nisan 2018 tarihinden itibaren İstanbul’da Deniz Sefası: Deniz Hamamından Plaja Nostalji adlı sergiyle bu tarihe ışık tutuyor. Sergi 26 Ağustos 2018 tarihine kadar gezilebilecek. Gerek İstanbul Araştırmaları Enstitüsü ve gerek farklı koleksiyonlardan derlenen materyallerle hazırlanan sergide 1870’lerden 20. yüzyılın ortalarına kadar olan dönemdeki plajlar ve deniz hamamları konu ediliyor.

Deniz hamamından plaja…

Serginin küratörü tarihçi, yazar ve akademisyen Zafer Toprak. Sergiyi hazırlarken özel ve kurumsal koleksiyonlardan derlenen, fotoğraf, dergi, karikatür, eşya ve kitap gibi orijinal malzemelerden yararlandığı belirtiliyor. Sergi bir nostaljinin öyküsünü anlatırken, kent halkının boş zaman değerlendirme normlarındaki değişimine, toplumsallaşmasına değinme iddiasında ve sergiyi gezip müzeden ayrıldığınızda kendinizi o yıllarda yaşıyormuş hissiyle baş başa buluyorsunuz. Sergide deniz kıyafetleri giymiş olan kadın resimlerinin bulunduğu Osmanlı Türkçesiyle yazılmış eserlerin kapaklarını da görüyorsunuz. Bunun yanı sıra farklı dönemlere ait farklı mayo ve bikini modellerini görmek de mümkün. Tabi deniz deyince Atatürk’ün denize olan aşkı da unutulmamış. Florya sahilindeki deniz sefası ve halkın orada kendisine olan ilgisini yansıtan bölümler de mevcut sergide.

Osmanlı döneminde denize girmek mahremiyet ihlali idi ve yasaktı. Serginin tanıtımında bu hususa vurgu yapılıyor ve daha sonraki süreçte hem mahremiyeti sağlayan hem de halkın denizden istifadesini kolaylaştıran deniz hamamlarından kesitler sunuluyor. Cumhuriyet’in Türk halkına kazandırdığı yaşam biçimi de etkili bir şekilde yansıtılmış. Sergideki bir diğer vurgu ise Rus ihtilaliyle Türkiye’ye gelen Beyaz Ruslar sayesinde plaj hayatımızda gerçekleşen dönüşüm ve erkekli kadınlı plaj hayatının kültürümüzün bir parçası olması. Ayrıca Yeşilçam filmlerindeki deniz sahnelerinden kesitler de göze çarpan diğer unsurlar. Ayrıca Kültür bakanlığı arşivinden denizlerimizin ve kumsallarımızın turizm değeri ve yapılan yatırımlarla ilgili hazırlanmış belgesellerden kesitler de var.

Beşiktaşlı Salahaddin Ali: “Yalnız bir deniz donu giymek iktifa eder”

Sergide ziyaretçiler için denize girenlere bilgi vermek amacıyla yazılmış eserlerden kesitler de sunulmuş. Bu sayfaları koparıp saklamanız da mümkün. Bunlardan biri Beşiktaşlı Salahaddin Ali’ye ait olan Hamamlar – Deniz Hamamları ve Banyo – Banyoların Tesirat-ı Şifaiyyesi ve İstihmamat Suret-i İcrasındaki Şeriat-i Sıhhiyye adlı eserden alınan Deniz Donları başlıklı bölüm. “Denize elbisesiz girmeli, havanın pek sıcak zamanlarında kolsuz bir fanila ve bir deniz donu (mayo) giyildiği gibi hava latif olduğu günlerde gövdeyi setr etmek iktiza etmediğinden yalnız bir deniz donu giymek kifayet eder.” Yine aynı eserin “İstanbul’da Nerede Deniz Girmeli?” başlıklı bölümde Köprü-Haliç, Boğaziçi-Anadolu yakasının Çubuklu, Kanlıca, Göksu bölgelerinde deniz girmemek gerektiğinden bahsediliyor.

Rumeli Yakasında ise Beşiktaş, Ortaköy, Bebek ve İstinye koylarına yapılan deniz hamamlarının isteklere tam cevap vermediği belirtiliyor. Adalar ise hem hava açısından hem de istihmam açısından en elverişli yer olarak kabul ediliyor. Bunun yanı sıra Kadıköy deniz hamamı hariç Maltepe’ye kadar olan deniz hamamları tavsiye edilen diğer mahaller. Küçük Ayasofya, Kumkapı ve Yenikapı taraflarındaki eniz hamamları lağım bölgesine yakın olduğundan uzak durulması tavsiye ediliyor. O bölgeye uzak olan Etyemez, Yedekciler, Yedikule ve Makriköy deniz hamamları tavsiye edilenler arasında.

Uygarlık vahşetince yok edilen sahiller

Sergide imar ve betonlaşma, uygarlık vahşeti yüzünden yok olan sahiller de anlatılıyor. Ve şüphesiz Aydın Boysan’ın İstanbul’un Kuytu Köşeleri adlı eserindeki şu cümlesi çok çarpıcı: “İstanbullunun leb-i deryada, yani denizin dudaklarında yaşama hakkı ve zevki, imar barbarları tarafından yok edildi.” İbrahim Cemal’in Deniz Hamamı Risalesi eserindeki “Deniz Girmeden Evvel İttihaz Olunacak Tedabir” başlıklı bölümü okurken denize girme eylemine verilen ehemmiyet ve alınan tedbirlerin nasıl ayrıntılı açıklandığını görünce eskilerin her konuda nasıl titiz davrandıklarını ve insanları bilinçlendirmeye verdikleri önemi fark edeceksiniz. Klişe belki ama ne varsa eskilerde var hani…

Doktor Adanalı Ahmed Şükrü’nün Denize Kimler Girebilir eserinde “Çocukların İstihmamı” başlıklı bölüme de yer verilmiş. Bu bölümde çocukların suda boğulmalarına engel olmak için alınacak tedbirlerden bahsediliyor: Bir örnek: “Kezalik çocukları denize girecekleri vakit birbirinin ellerine yapışmaları icab eder. Bu dahi etfalin boğulmalarına meydan vermemek esasına müsteniddir.” Mim Said’in eserinde ise sıcak deniz kumu banyolarının insanlar için şifasından bahis açılıyor: “Esasen sıcak deniz kumu banyosu – denizin sahile sevk ettiği ve güneşin şiddet-i hararetiyle ısınan ince kum olup kendisine mahsus latif rayihası bulunduğu gibi etkibinde ise iyod vesair emlah mevcuttur. Şerait-i lazımesine tevfik hareket edildiği takdirde romatizma ve emsali hastalıklarda fevkalade tesir-i şifa bahşayişi vardır.”

Pera Müzesi bu yaza kazandırdığı deniz temalı bu güzel ve belgesel niteliğindeki nostaljik  sergisiyle ziyaretçilerini bekliyor. Hem tarihi hem denizi seviyorsanız bu sergi size göre. Türkiye’nin sosyokültürel geçmişi ve yaşam biçimindeki değişimin bir kesiti deniz yaşamındaki dönüşümle anlatılmış. Size de keyifle gezmek kalıyor…

Önceki Sayfa

İlk Belirtiler

Sonraki Sayfa

Şarkısının Gelirini Otizmli Çocuklara Bağışladı

Kolektif Sanat

Kolektif Sanat

Sanat bizim için