AYRAÇEDEBİYATMANŞET

MASALCI BEYZA AKYÜZ: GERÇEK OLAN ÇOK ACAYİP VE YETERİ KADAR FANTASTİK

Bir sosyal sorumluluk projesi kapsamında tanışıyoruz masalcı Beyza Akyüz ile. 7’den 70’e herkese masallar anlatan Beyza, bu sefer Sıfır Ayrımcılık Derneği’nin Kuştepeli roman çocuklar için düzenlediği masal gününde. Çocuklarla birlikte şifa niyetine masallar dinleyeceğiz.

Sabırsızlıkla bekleyen minikler, Beyza’yı sokağın başında görünce çığlık çığlığa koşup sarılıyor. Mahallede oynanan oyunlardan sonra dernek binasında çocuklar için hazırlanan atölyeye geçiyoruz ve evvel zaman içine yolculuk başlıyor. Beyza heybesinden masallar çıkardıkça çocuklar coşuyor. Bizim bahtımıza da yaptığımız röportajı sizinle paylaşmak düşüyor.

Hangi masalın kahramanısınız?

Ben bir koi balığıyım. Ben bir koi balığıyım. Siz ne görüyorsunuz bilmiyorum ama evet ben bir koi balığıyım.

Vakti zamanında memleketin birinde akıntıya karşı yüzen zarif ve güçlü bir balık varmış. Diğer tüm balıklar aşağı doğru o ise onları adeta yararak terse doğru gidermiş. İşte hikâyedeki o sazan benim!

Kendimi bildim bileli annemden en sık duyduğum cümle; “bu kadar ters olmak zorunda mısın, millet gider Mersin’e sen gidiyorsun tersine.” Hayır değilim anne, ama ben böyleyim, ben bir koi balığıyım.

Tabii anneme hiçbir zaman bu kadar afilli bir cevap veremedim.

Üç dilek hakkınız olsa neleri değiştirirdiniz dünyada?

Kendimi değiştirirdim. Kendimi değiştirirdim. Kendimi değiştirirdim.

Dogmatik bir şekilde bir şeye dönüşmeye/benzemeye çalışmaktan bahsetmiyorum. Tekâmül kelimesini kullanırsam daha anlaşılır olur sanırım. Yeni deneyimlere açık olarak yola devam etmek, olgunlaşmak; tıpkı doğadaki sıradan bir canlının dört mevsim yaptığı gibi.

Masal eşittir nedir sizin için; tek kelimeyle?

Anlam.

Neden masallara inanmak istiyoruz?

E masallar gerçek çünkü. O nedenle de inanıyoruz. Bundan doğal ne olabilir.

Mutlu sonla biten masallara mı ihtiyacımız var?

Her masal mutlu sonla bitmez, biten de bitmemiştir zaten sadece mutlu bir anda hikâyeye ara verilmiştir, eğer anlatmaya devam ederseniz acı-mutluluk döngüsü devam eder tıpkı değirmen gibi.

İyiler her zaman kazanır mı hakikaten?

Daha neler? İyiler çoğu zaman kaybeder zahirde. Batında neler olduğu da muamma.

Masallarınızda en çok neleri vurguluyorsunuz?

Gerçek olanı çok acayip ve yeteri kadar fantastik buluyorum. Galiba o yüzden bilinen klişe masal türlerini anlatmaktan hoşlanmıyorum. Sıradan bir insanın sıradan bir günüyle başlayan ve akabinde sarpa saran ilmek ilmek dokunan hikâyeleri seviyorum. Demek ki en çok gerçeğin büyüsünü, sıradanın sırlı öyküsünü vurguluyor olabilirim. Soruyu cevaplarken bu konuda ilk kez düşünmüştüm oldum ben de.

masalcı Beyza Akyüz

“Gerçek olanı çok acayip ve yeteri kadar fantastik buluyorum. Galiba o yüzden bilinen klişe masal türlerini anlatmaktan hoşlanmıyorum.”

Masal anlatıcılığı bir sanat dalı mı?

Çamurdan vazo yapmak sanat mıdır? Bambudan sepet örmek, türkü söylemek, düğünde halay çekmek, kuru çiçeklerden desenler yapmak, dantel örmek, kek yapmak sanat mıdır? Aaa lütfen o şarkıcı ben sanatçıyım, o manken ben gerçek bir oyuncuyum! Onun resimleri pazarda satılır ancak benimki galerilere layık! Bu miadı dolmuş anlamsız tartışmaların insanın üretimine hiçbir katkısı yok bence. İşin açığı anlatıcılık sanat mıdır değil midir hiç ilgimi çekmiyor bu sorunsal. İnsan yuvasını yapan bir kuş gibi incelikle ve rikkatle üretirse özgürleşir. Ben özgür olmak için anlatıyorum gerisi laf-ü güzaf.

Bunun akademik bir yönü var mı/olmalı mı?

Akademisyenler istedikleri her alanda çalıştıkları gibi bu alanda da çalışabilir ve çalışıyorlar da. Benim yolculuğumsa ilkel, içgüdüsel, keşfetmeye odaklı. Masal Anlatıcılığı üniversitede bir bölüm olmalı mı ve bir ders olarak okutulmalı mı diye soruyorsanız; olabilir tabii diğer sanatlar ne derece öğretilebiliyorsa o da öğretilir. Benim idealim, hayalim midir? Hayır. Çünkü ben okulun varlığına, müfredat sistemine, biriciklikten ziyade çoğulcu yaklaşımı benimseyen sisteme mesafeli yaklaşan biriyim.

Son yıllarda anlatma sanatı Türkiye’de yeniden canlanıyor. Sebebi ne ola ki?

Dünyada uzun süredir kullanılan bir “araç” hikâyeler. Bilim insanları en az sanatçılar kadar kullanıyor hikâyeleri hatta en çok da reklamcılar kullanıyor! Araç aynı ama niyetler başka olabiliyor. Teknolojinin bu denli gelişmesi ve yaygınlaşması beraberinde ilkel olana özlemi de doğurdu, her şey zıddıyla varlık buluyor. Masallar zamanın ruhu çünkü teknoloji çağındayız. Yeni icat edilmiş bir şey değil masal anlatmak, insanla yaşıt bir oyun, bir eğlence aynı zamanda bilgi, tecrübe aktarmak için keşfedilmiş bir üslup.

Bir sosyal sorumluluk projesi kapsamında tanışıyoruz masalcı Beyza Akyüz ile. 7’den 70’e herkese masallar anlatan Beyza, bu sefer Sıfır Ayrımcılık Derneği’nin Kuştepeli roman çocuklar için düzenlediği masal gününde. Çocuklarla birlikte şifa niyetine masallar dinleyeceğiz.

Akademisyenler istedikleri her alanda çalıştıkları gibi bu alanda da çalışabilir ve çalışıyorlar da. Benim yolculuğumsa ilkel, içgüdüsel, keşfetmeye odaklı.

Beyza Akyüz kimdir?

Alman Filolojisi okudu. Bitirme tezini karşılaştırmalı hikayeler, masallar üzerine yaptı. TRT’de editör ve danışman olarak çalıştı. 2008’den bu yana çizgi film yazarlığı yapıyor. “Küçük Hezarfen, Canım Kardeşim, Çomar-Tomar-Kömür, Çelebi ve Laklak” gibi çizgi filmlerin senaristi. YKY’ ndan “Uçan Fare ile Hayalet Hayri” adlı kitabının ilki çıktı, devamı hazırlanıyor. Kendini bildi bileli 7’den 70’e herkese şifâhen masallar anlatıyor. 2004 yılında kurduğu “Şifahen Masallar” adı altında tiyatro sahnelerinde, okullarda, kafelerde, gezilerde anlatı performansı sergiliyor, aynı zamanda anlatıcılık atölyeleri düzenliyor.  Kendisi “International Storytelling Network” üyesi. Uzakta olup göz göze dize dize buluşamadıkları için digital platformalarda anlatılarını paylaşıyor. Toz gibi savrulup geziyor, yeni hikayeler topluyor. Zeytin yemeyi çok seven kedisi Sunnyboy ile Çengelköy’de, tepedeki rüzgârlı evde yaşıyor ve gördüğü masalları yazmaya devam ediyor.

 

Önceki Sayfa

İLKER GÜMÜŞOLUK: ATERİ SALONLARINDAN KULAĞIM ÇEKİLEREK ÇIKARILIRDIM

Sonraki Sayfa

KARAGÖZ FESTİVALİ SEYİRCİYLE BULUŞMAYA HAZIRLANIYOR

Hemra Köse

Hemra Köse