MANŞETSİNEMA İNCELEME

EZİYET IRMAKLARINDAN GEÇENLER

Emek Yığınlarının Altından, Eziyet Irmaklarının İçinden Geçenler

Sinemaseverlerle buluşacağım bu köşede ilk yazımı başlıktan da anlayacağınız gibi bu dünyanın yükünü üstlenen işçi kardeşlerime ayırmak istedim. Bu köşede sinema anlatıldığı için işçi kardeşlerimizin çektiği eziyetler ve bu eziyetlerin sonunda haklarını nasıl kazandıklarını anlatmaya çalışan gayet iki başarılı yapımı ele alacağız.

Solomon Northup 1853 yılında yazdığı ‘’Twelve Years a Slave’’ kitabından sinemaya uyarlanmış.’’12 Yıllık Esaret’’2013 ABD, Yeni Zellanda ortak yapımı film 2014’te En İyi Film, En İyi Senaryo, En İyi Kadın Oyuncu (Lupita Nyong’a) olmak üzere 3 dalda Oscar Ödülü kazanmıştır. Filmin oyuncu kadrosunda en son Marslı filminden hatırladığımız Chiwetel Ejiofor (Northup Solomon), Non-Stop, Star Wars 7 gibi başarılı yapımlarda da bulunan Lupita Nyong’a (Patsey) ve konuk oyuncu Brad Pitt (Samuel Bass) vardır.Filmin konusuna geçersek Solomon New York’ta özgür keman virtüözüyken iki dolandırıcıdan gelen Washington’da birkaç organizasyonda keman çalma teklifini geri çevirmez. İki dolandırıcı bir yolunu bulup Solomon’u esir alıp Efendi Ford’a satarlar, karın tokluğuna çalışan Solomon kendisinin de özgür biri olduğunu anlatmaya çalışsada anlatamaz.Sonra Ford mal gibi işçisini Edwin Epps’e satar.İşçilerine gaddarca davranan bir patrondur Epps.İşçilerini pamuk tarlasında çalıştıran Epps günlük topladıkları pamuğu gün sonunda tartıp kim yüz kilonun altında pamuk toplamışsa kırbaçlatan zalim bir insandır. BirdeEpps’in Tarlaların Tanrıçası diye adlandırdığı Patseyimiz ise günlük efendisine iki yüz elli kilonun altında pamuk toplamaz. Kıza efendisinin hediyesi nedir derseniz geceleri bu gariban kıza tecavüz etmektir.Tabiki Epps’in karısıda Patsey’den hoşlanmaz ve ondan eziyetini esirgemez. Patsey bu durumdan kurtulmak için Solomondan kendisini öldürmesini bile ister. Epps bu zalimliğinin cezasını Tanrısından alır tabi ki pamuğunu, pamuk kurdu bitirir. Epps bunu kendinden bilmez işçilerimin pisliklerinden der onlara eziyetini artırır.Solomonun 12 yıllık hayatı böyle geçerken çiftliğe Kanadalı marangoz Samuel Bass gelir.Solomon  Bass’ın yanında çalışır.Bass Solomona yardım eder ve Solomonun mektubunu ailesine gönderir ve bu karın tokluğuna çalıştığı, özgürlüğünün elinden alındığı esir hayat biter.Not filmin yapımcılarından birisi de Brad Pitt’dir.

İkinci filmimiz ise 2015 İngiltere yapımı ‘’Diren’’ dir. Toplumda ve çalışma hayatında ikici sınıf muamelesi gören kadınlar seslerini hükumetlere duyurabilmek için ilk olarak Seçme ve Seçilme hakkı elde etmelerinin mücadelesinin verildiğini anlatan bir yapımdır.1912 yıllında başlayan mücadele altı yıl pes etmeden devam eder. İngiltere’de  çamaşırhane çalışan kadınların çalışma şartlarının insan sağlığını tehditle karşı karşıya kalmalarından dolayı haklarını aramaya başlarlar. Çalışma şartları nasıl derseniz 12 yaşında çamaşır yıkamaya başlayan bir kız çocuğu otuz yaşına kadar işine devam edebiliyor nedeni ise kimyasal temizleyicilerden akciğerinin iflas etmesi ve vücutlarında ki yanıklardan dolayı mecburen erken emekli olmak zorunda kalıyorlardı. Kadınlar bu zor şartlarda çalışırken erkekler ise dışarı da dağıtım işine baktıkları halde haftalık kadınlardan 6 cent daha fazla kazanırlar. Maud Watts ( Carey Mulligan) annesinide bu çamaşırhanede kaybeden 7 yaşında çamaşırhanede işe başlayan direnişin başaktörlerindendir. Ayrıca işyerinde çocuk yaşta kızların patronlar tarafından taciz edildiklerini bildikleri halde kocaları hanımları destek vermezler. Watts bu mücadelesinde çocuğundan dahi olur ama davasından vazgeçmez. En sonunda arkadaşları bu davada canını feda ederek davalarını dünyaya duyururlar ve altı yıl süren mücadelelerinin sonunda haklarını kazanmaya başlarlar.

Bu iki güzel yapımda işçilerin ne kadar emektar olduklarını ve haklarını alabilmek için ne eziyetler çektiklerini görüyoruz. Tabi ki iki satırla anlatılabilecek filmler değil her ikisi de. İzleyecekleriniz listesine ikisini de eklemenizi tavsiye ederim. Filmlerin sonunda bu işçi kardeşlerim ne çekmiş ve de çekmeye devam ediyor diyeceksiniz. İşçi kardeşim eski dönemlere göre birazcık rahatsanız zamanında verilen bu mücadelelerin sonunda o rahatlığa kavuştunuz. Sizlerde çocuklarınıza ve torunlarınıza biraz daha iyi şartlar bırakmaya çalışınız sadece gününüzü kurtarmaya çalışmayınız Bir sonra ki yazıda görüşmek dileğiyle sağlıcakla kalınız.

1 MAYIS ÖZEL SAYI KAPAĞINI İNDİRMEK İÇİN TIKLA!

Önceki Sayfa

1 MAYIS ÖZEL SAYI

Sonraki Sayfa

3. ALTIN BAKLAVA FİLM FESTİVALİ BAŞLADI

Mehmet Karaaslan

Mehmet Karaaslan

13.12.1989 yılında Konya’nın Hüyük İlçesinin İlmen Beldesinde doğdum.İlköğretimi İlmen Beldesinde bulunan İlmen Mehmet Başer İlköğretim okulunda okudum(1996-2004).Lise’yi Hüyük ilçesinde bulunan Hüyük Çok Programlı Lisesinde okudum(2004-2007).Üniversite hayatım ise Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü mezunuyum(2008-2013).Bir sonra ki yılda Pedagojik Formasyon aldım.Hobim ise EKONOMİ’dir.