FARKLI SESLERMANŞETMÜZİK

KLASİK BATI MÜZİĞİ NASIL DİNLENMELİDİR?

Konunun başlığı ciddi ve iddialı duruyorsa da toplumumuz bilmiş ve iddialı insanları seviyor olsa da şunu baştan belirteyim ki ben o kadar iddialı değilimdir dostlarım. ‘Klasik müzik (evet Bach, Mozart, Beethoven) nasıl dinlenmelidir?’ sorusuna cevap veriyorsam şunu bilin ki bu benim doğrum, yöntemim ve tavsiyemdir. Birçok konuda olduğu gibi bu da göreceye açıktır. Giriş tamamsa gelişme bölümüne geçiyorum dostlarım.

Haydi bir anımla başlayayım.

Sen, ben, o, biz, siz ve onlarla birlikte gecenin bilmem kaçında içiyoruz. İyice demlendikten sonra bir sessizlik olunca telefonuma davranıp Beethoven’ın yedinci senfonisinin ikinci bölümünü açtım ve telefonu masaya bıraktım. Ekipte tek müzik işçisi de bendim. (Diğerleri düzgün adamlar. Doktor, mimar, mühendis vs…) Votkaların, biraların üzerine yedinci senfoni beni benden alırken tayfanın bana odaklandığını fark ettim.

Sonrası şöyle:
– Bu ne la?
– He?
– Bu ne bu?
– Senfoni
– Ya bırak!
– Ne şey adamlarsınız siz ya…
– Nasıl adamlarız?
Neyse efendim bir tartışmadır başladı, muhabbetin sonunda şöyle söyledim: “Klasik batı müziği sosyalizm gibidir, kültürel altyapısı olmayanlar anlayamazlar. Şimdi bu sözü Dostoyevski söylese beğenirdiniz ama ben söyledim diye mırın kırın edeceksiniz!” diyerek tartışma sonlandı. (Sonlanmadı, ben kulaklığı takıp mühendis beyi takmadım) Gerçekten de öyledir.
‘Bilgi olmadan fikir olmaz’ demiş adam. Bilgi olacak ki buna dayanarak fikir gelişsin.
Bu halk müziği değildir, pop müzik hiç değildir. Bu başlı başına apayrı bir kültürdür.
Şimdi bu kültürün içeriğine biraz daha yoğunlaşalım.
Birçok form yani biçim bulunur klasik müzikte. Bunlardan en bilinenleri: Sonat, Senfoni, Prelüt, Prelüt Füg, Vals ve Konçerto’dur.

POP MÜZİĞİN ARASINA KARIŞAN CHOPİN!

Tüm bu eserler formlarına göre farklı kurallarla yazılmıştır. Bu kurallar bütününe ‘form bilgisi’ veya ‘müzik formları’ denir. (Hz.Google’a ‘müzik formları’ diye yazarsanız gerekli yardım ve yataklığı sağlayacaktır. Ben kefilim!)

Ha! Bunları bilmeden klasik müzik dinlerseniz ne olur, neler olur? (Neler olmuştur?)
Ay Işığı Sonatı, Fur Elise ve meşhur Türk Marşı dışında hiçbir eser çekici gelmeyebilir.
Bu da demektir ki bu kültüre aşina olamazsınız.
Ahmet’in şu anısına göz gezdirin dostlarım!
40 derece Ağustos sıcağı!
Ahmet arabada ailesiyle Antalya’ya tatile gidiyor, Ahmet’in hazırladığı CD’de Murat Boz’lar ve Micheal Jackson’ların arasına nereden karışmışsa Chopin’in meşhur do diyez minör noktürnü de (gece müziği demektir) karışmış.
Bu durumda iki ihtimal gerçekleşebilirdi.
1-Direksiyon’daki baba gürler:
Kapat la şunu! Bu ne bu? Ayran içmiş gibi oldum!
2-Direksiyondaki baba ses çıkartmaz… İnceden bir horultu… (Evet Horror story)
Neyse ki ikinci ihtimal gerçekleşmedi ve Ahmet bu anısını bana anlatabildi dostlarım.
Son olarak ‘Erzurumlu Erzurumlu olalı böyle zulüm görmedi!’ olayından bahsetmek istemem. Bilmeyeniniz varsa onu da bu başlıkla Hz.Google’a sorabilir. (O olayda suç kesinlikle Dadaşlarda değildir! Onları kim senfoni orkestrasının konserine götürdü?)

KLASİK MÜZİĞİ ANLAYAMAMA SORUNSALI

Genel bir değerlendirme yapacak olursam açık olan şudur ki;
“Klasik batı müziği formlarını bilmeyen birisi için Klasik Batı Müziği dinlemek bir işkence, bilen birisi için ise müthiş bir zevk olabilir. Bu müzik biçimi farklı bir kültürdür ve altyapısını mutlaka bilmek gerekir.”
Klasik müziği anlayamama sorunsalı ve buna karşı biriken ön yargılara bir nebze çare olabildiysem ne mutlu bana.

Unutmayın dostlar!

Futbolun kurallarını bilmeden bir futbol maçını izlemeye çalışırsanız göreceğiniz şey bir topun peşinde deli gibi koşan bir avuç insan olacaktır. Fakat ‘futbol hiçbir zaman sadece futbol olmadığı gibi’ önemli bir felsefesi, tarihi, kuralsal bütünlüğü vardır. Zeka, hırs, mücadele, savaş, hata, rekabet, sevinç, hüzün vardır.
“Bunları görebilenler oyunu bilenlerdir.”
Şimdi bu sözü Dostoyevski söylemiş olsa beğenirdiniz ama ben söyledim diye mırın kırın edeceksiniz dostlarım…
Canınız sağ olsun! (SOL OLSUN)
Haydi kalın sağlıcakla!

Önceki Sayfa

AYHAN HÜLAGÜ: YAZARAK USTA OYUNCULARLA VEDALAŞTIM

Sonraki Sayfa

TAHA ULUKAYA, 'HİLE' İLE GELDİ

Onur Varış

Onur Varış