MANŞETSİNEMASÖYLEŞİYORUZTİYATRO

Tahsin Hasoğlu: İnternet Varken Yapımcı Peşinde Koşmak Artık Anlamsız

Kendisini ‘esnek mesai saatlerine itiraz etmeyen mizah işçisi’ olarak tanımlıyor Tahsin Hasoğlu. Sloganı da var: ‘Yaz, çek, izlet…’ Onun parodileri bugüne kadar milyonlarca kez izlenip paylaşıldı. Bu alanda, sosyal medyanın gücünü ilk keşfedenler arasında yer aldığını söyleyebiliriz. Kayseri’den ihraç ettiği mizah, şimdi çok daha geniş kitlelerin ‘ana sayfasında…’ Toplumsal yaşamda karşılaşılan en ufak detayı bile kaçırmayan ve bunu da mizaha evirmeyi başaran Hasoğlu, Gani Müjde’nin senaryo ekibinde de yer alıyor. Sitesinde yer alan ‘Çoh komik videoları var olm bu kelin. Yarılırsın lan. Yutupa yaz çıkar. Bissürü!’ şeklindeki kısa ve yüzeysel tanımlamanın biraz ötesine geçelim istedim… Bakın ne cevap verdi?

-Sizi uzun yıllardır takip ediyorum. Akif Gamsız’dan, korku filmi parodilerine, çektiğiniz videoların tamamına yakınını izledim. İlk soru ‘klasik’ olacak biliyorum. Hikayenin girizgahını öğrenmemiz adına, neler söylersiniz?

7 yıl tiyatro yaptım. O dönemde oyunlar çıkarırken bir yandan da skeçler yazıyordum. Bir gün yönetmene skeçlerimi götürdüm. Okudu, çok sevdi. Birkaçını sahneledik, seyirciden çok güzel tepkiler aldık. Tiyatro salonları 500-600 kişilik kapasitelere sahip. Ben skeçlerimi daha büyük kitlelere ulaştırmayı istiyordum, bunun için YouTube’u kullanmaya karar verdim. Taksitle kamera aldım. Şimdi oyuncak gibi geliyor ama 2011 yılında öve öve bitiremiyordum. Halbuki bildiğimiz handycam. Skeçlerimi YouTube’a uygun olacak şekilde senaryolaştırmaya başladım. Bir yandan da herkesin hoşuna gidecek, viral olabilecek bir fikir düşünüyordum. Reklam parodisi yapmaya karar verdim. İlk videom Murat 124 reklamı; Fiat Punto Evo reklamının parodisidir. Binlerce paylaşım, milyonlarca izlenim elde etti. Üstelik iki gün gibi kısa bir sürede oldu bu. Haber sitelerinin manşetlerinde ve Ana haber bültenlerinde izliyordum. Hatta rahmetli Mehmet Ali Birand haber sonunda ‘Kimin aklına geldiyse çok güzel olmuş’ diyerek sunmuştu… İlk videodan böyle bir sonuç alınca büyük bir hevesle video üreticiliğine kafa yormaya başladım. O gün bugün 100’ü aşkın video ürettim. Birçoğu çok sevildi…

“SENARYOLARIN TAMAMINI BEN YAZIYORUM”

-İlk parodi tuttuğunda ‘Vay … video virüs gibi yayılıyor’ tespitinin ardındaki duygusal yoğunluğu anlatır mısınız?

İlk videonun kurgusunu yapan arkadaşa ne zaman yayınlayacağımızı söylememiştim. Kendisi kurgu yaparken çok sevmiş. Bitirince haber bile vermeden YouTube’a koymuş. Ben o dönemde bankacılık yapmaktaydım. Akşam evde yemek yerken Kanal D Haber’de kendi videomu gördüm. Şok oldum. Boş boş baktım, anlam veremedim. Facebook’a girdiğimde ana sayfamda herkes bu videoyu paylaşıyordu. Haber sitelerine girdiğimde manşetlerde gördüm. İnanılmaz bir şaşkınlıkla ne olduğunu anlamaya çalıştım. Efe’yi aradım (Kurgucu) ‘Abi dedi akşam üzeri yayınladım, böyle böyle oldu.’ Haydaaaaa…. Sabaha kadar uyuyamadım. Nerde, ne kadar izlenmiş sürekli sayıyordum.

– Ekibinizde kimler var? Senaryoların tamamını kendiniz mi yazıyorsunuz?

Senaryoların tamamını ben yazıyorum. Dışarıdan çalışmaya pek sıcak bakmıyorum. Profesyonel dizi/film ekiplerinde senarist olarak görev aldım ama skeçleri hep kendim yazdım. Ekipte tiyatrodan beri birlikte çalıştığım oyuncu arkadaşlarım var. İzleyenler Metin’i bilir zaten. Mustafa ve Melih de sık sık rol aldı videolarda. Bunun yanında desteklerini esirgemeyen sayamayacağım kadar çok adam var.

“SOSYAL MEDYADA DA PARA KAZANILABİLİYOR”

– Komediye Anadolu’dan olta sallamak… Zor oldu mu?

Biz tiyatro yaparken ekipte şöyle bir anlayış vardı: “ İstanbul’a gidip ajanslar ve yapımcılara ulaşalım.” Ben de tam aksine, YouTube’dan skeç yayınlayıp yapımcıların dikkatini çekebileceğimizi söyledim. Bu konuda hiç destek görmedim. Olmaz dediler. Oldu.

-Geleneksel medya kanalıyla parlamak out…Sosyal medya platformları sayesinde dikkat çekmek in…Doğru mu? ‘Sosyal medyanın gücünü bu alanda ilk fark edenler arasındasınız’ desek yalan olmaz sanırım. Yine de geleneksel medyanın desteğine ihtiyaç duyuyor musunuz?

İnternet varken yapımcı peşinde koşmak artık anlamsız. İşe yarar bir şey yaparsan onlar zaten buluyorlar seni. Geleneksel medya hiçbir zaman tükenmez. Güç kaybı yaşayacaktır ama her daim ayakta kalacaktır. Benim amacım skeçler sayesinde profesyonel dünyaya adım atmaktı. Onu başardım. Ama geçen sürede değişen parametrelere baktığımda artık sosyal medyadan geleneksel medyaya geçmeye bile gerek kalmıyor. Sosyal medyada da para kazanılabiliyor, proje devam ettirilebiliyor.

“BU İŞ KÜFÜRSÜZ DE OLMAZ”

– Mizah, Türkiye’de bir rekabet alanı, ata sporu… Argoya mı, ince zekaya mı saklayalım tebessüm ve kahkahalarımızı?

Ben küfür etmem/ederim , edene gülmem/gülerim gibi kesin çizgilerim yok. Çok küfür etmemeye gayret gösteriyorum ama bu iş küfürsüz de olmaz. Yeri gelince cuk oturuyor. İnce görmeye gelince: Bence müthiş bir şey. Bunu repliklerin arasına yerleştirebilmek, hikayeye gizleyebilmek harika bir duygu. Hele hele yorumlara “ inceeeee” yazan takipçiler olunca aşırı derecede mutlu oluyorum. Bana göre mizahta sıralama: Absürt durum> Uygun aksiyon> Komik diyalog>İnce görme/gönderme>Argo>Küfür

“KOMEDYENİN GÖREVİ HEM SOKAKTAN HEM SOSYAL MEDYADAN BESLENMEK”

-Skeçlerinizde, günlük hayatın içerisinde karşılaşılan, izleyenin ‘Hakikaten ya…Aynen de böyle oluyor’ diye içinden konuşmasına sebep olan orjinal detaylar mevcut. Bu toplumu çok güzel okuduğunuzu gösteriyor. Bunu biz de söylüyoruz… Peki, size ne söylüyorlar? Tepkiler ne ölçüde?

Müslüman mahallesinde salyangoz satmak diye bir deyim var. Toplumun neye güleceğini bilmeden onlara işinizi satmaya çalışırsanız alıcısı az olur. Sosyal medya sayesinde herkes yıllarca içinde patlayan mizahı dışına vurmaya başladı. Bu harika bir şey. Bir twit, bir caps, bir video saatlerce kahkaha attırabiliyor. Komedyenin görevi hem sokaktan hem de sosyal medyadan beslenmeyi bilmek.

“GANİ MÜJDE’DEN GELEN MESAJI ‘FAKE’ SANDIM”

– Gani Müjde’nin dikkatini çektiniz. Birlikte yaptıklarınız ve yapacaklarınızdan bahseder misiniz?

Video yapmaya başladığımda “en genç 30 video sonra bir yapımcı bana ulaşmış olacak” demiştim. Sanırım 17. Video idi. Twitter dan bir mesaj aldım. Gani Hoca “ işlerini çok seviyorum, tanışmak isterim” yazmıştı. İlkin fake sandım. Baktım orijinal hesap. Çok mutlu oldum. Gittim tanıştım, senaryo ekibine aldı beni. Çok şey öğretti sağ olsun… Sektöre profesyonel olarak girmiş oldum. Bankadan istifa ettim. Tüm mesaimi bu işe harcamaya başladım. Gani hoca Bizans Oyunları filminde rol verdi. Aynı zamanda GAG yazarlığı da yaptım o filme. Birkaç televizyon projesine senaristlik yaptım. Her ne kadar free çalışsam da Gani hoca ile sürekli istişare halindeyiz. Yeni filmler ya da diziler muhakkak olacaktır. Ama hangisi önce olur hangisi sonra olur bilemiyorum.

“OYUNCULUĞUMA ÇOK GÜVENİRİM”

-Komediyle mi devam edecek bu serüven yoksa ağlatmaya da aday mısınız?

Ağlatmaya aday olmam, benim işim komedi. O sarmala girince çıkamazsın. Sürekli melankolik düşünür, şairane yaşarsın. Entrika ararsın. Bunlara zihnen vaktim yok. Olmamalı da zaten. Komedi daha zor, daha eğlenceli. Oyunculuk anlamında da en çok buna yatkınım. Ama farklı tipler ya da karakterlerin üstesinden de gelebileceğime inanıyorum. Hiç tevazu göstermeyeyim, oyunculuğuma çok güvenirim.

Önceki Sayfa

İstanbul'u Dinleyelim Kedi Miyavlamasıyla

Sonraki Sayfa

Otuz İki Dişe Keman Çaldıran Şerbet Vaaar!

İlkay Göçmen

İlkay Göçmen